
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Genel Başkanı Kadem Özbay, MEB önünde “mülakat mağduru” öğretmenlerin eylemi sırasında Bir-Sen yöneticilerinin pankartlara müdahale ettiğini öne sürerek, “Bu saldırı emeğe ve demokrasiye yapılmıştır” dedi.
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Millî Eğitim Bakanlığı önünde gerçekleştirilen “mülakat mağduru öğretmenler” eylemine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Özbay, Bir-Sen yöneticilerinin eylem alanında öğretmenlerin pankartlarını indirmeye çalıştığını iddia ederek sert ifadelerle tepki gösterdi.
Özbay, “Mülakat garabetiyle hakkı gasbedilen öğretmenlerin pankartlarını zorla indirmeye kalktılar; bu saldırı emeğe, hakka ve örgütlü mücadeleye yöneliktir” dedi. Sendikal mücadelenin temel görevinin emekçiyi korumak olduğunu vurgulayan Özbay, “Gerçek sendika zulme karşı durur” ifadesini kullandı.
Açıklamada, eylem alanında basının engellenmesi ve pankartlara müdahale iddiaları da dile getirildi. Eğitim-İş, yaşananlara karşı demokratik hakların korunması çağrısında bulundu.
İşte O Açıklama:
Yandaş Bir-Sen’in Sendika Olmadığı Bir Kez Daha Görüldü Millî Eğitim Bakanlığı önünde demokratik haklarını arayan mülakat mağduru öğretmenlerin sesini kısmaya çalışan yandaş sendika yöneticileri, tarihe kara bir leke olarak geçti. Genel Başkan Yardımcısı unvanlı zat, mülakat garabetiyle hakkı gasbedilen öğretmenlerin pankartlarını zorla indirmeye kalkışmış, üzerinde bakanın isminin yer aldığı pankarta tahammül edememiştir. Makamını borçlu olduğu kişiye yaranmak için olsa gerek, sözde temsil ettiği eğitim emekçilerine fiili müdahalede bulunmuştur. Bu saldırı; emeğe, hakka, öğretmene, demokrasiye ve örgütlü mücadeleye yapılmıştır. Sendika, emekçinin kalkanı ve gücü olmalıdır. Ancak adı “sendika” olan bu yandaş ve işbirlikçi yapılar, o kalkanı çoktan satıp iktidarın sopasına dönüşmüştür. Çünkü o makam ve payeler hak edilerek değil, yaranarak alınmıştır; korunmaları da güçlüye sadakatle mümkündür. Mülakat mağduruna saldırmak, pankart yırtmak, basını engellemek, polisi itmek… Bunlar hak mücadelesi değil; siyasi efendilere yaranma çabasıdır. Güçlüye boyun eğip güçsüze saldırmak, sendikacılık değil, emekçiyi satmaktır. Unutulmasın ki, bu ülkenin öğretmeni baskıya boyun eğmez, hakkını sonuna kadar savunur. Gerçek sendika zulme karşı durur; siz ise zulmün ortağısınız. Emekçinin değil, sarayın memurusunuz. Üyelerinizin aidatını hak mücadelesine değil, siyasi sadakatinizin bedeline harcıyorsunuz. Tarih, sizi emekçinin dostu olarak değil; işbirlikçi ve onurunu satmış bir yapı olarak yazacak. Öğretmene uzanan elleri unutmayacağız, affetmeyeceğiz.





