YKS Tercih Sürecinde Kritik Uyarılar: Hayaller ve Gerçekler Örtüşmeli, Aileler Baskı Yapmamalı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih sürecine girilirken, Ankara Üniversitesi’nden uzmanlar adaylara ve ailelere önemli tavsiyelerde bulundu. Tercih listesi oluştururken stratejik davranmaktan üniversite ve bölüm araştırmalarına, aile içi uzlaşmadan yapay zeka odaklı mesleklere kadar birçok kritik ...

Devamını Oku

Uzmanlar, YKS tercih sürecinde üniversite ve mesleklerin çok yönlü araştırılmasını öneriyor
yks tercih sureci
YKS Tercih Sürecinde Kritik Uyarılar: Hayaller ve Gerçekler Örtüşmeli, Aileler Baskı Yapmamalı 1

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih sürecine girilirken, Ankara Üniversitesi’nden uzmanlar adaylara ve ailelere önemli tavsiyelerde bulundu. Tercih listesi oluştururken stratejik davranmaktan üniversite ve bölüm araştırmalarına, aile içi uzlaşmadan yapay zeka odaklı mesleklere kadar birçok kritik noktaya değinildi. Özellikle “ailelerin çocuklarına baskı yapmaması” ve “her bireyin kendi hayalini yaşaması” vurgulandı.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih maratonu, 1-13 Ağustos tarihleri arasında heyecanla devam ediyor. Bu kritik süreçte Ankara Üniversitesi (AÜ) Eğitim Bilimleri Fakültesi Temel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erten Gökçe ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Pişkin, adaylara ve ailelere yol gösterecek önemli açıklamalarda bulundu.

Tercih Listesi Stratejileri ve Üniversite Seçimi

Prof. Dr. Erten Gökçe, adayların sahip olduğu 24 tercih hakkını akıllıca kullanmaları gerektiğini belirtti. Gökçe, “Girebilme olasılığı düşük olan yerleri ilk sıralara yazmalı. Böylece puanlarda bir değişiklik veya sıralamalarda bir değişme, kayma olursa, öğrencimiz girmesi çok da mümkün olmayan bir yere bu yıl girebilir. Bu nedenle ilk 3 ila 5 tercihin, puanından ve sıralamasından biraz daha yüksek olan bir yere gelecek şekilde sıralama yapabilirler,” tavsiyesinde bulundu. Yerleşme olasılığı yüksek olan bölümlerin son 5 tercihe yazılmasını ve bir yere yerleşmeyi garantilemek için listenin tamamının doldurulmasını önerdi.

Üniversite tercihi yaparken geniş çaplı araştırmaların önemine değinen Gökçe, üniversitenin geçmişi, konumu, akademik kadroları, toplum nezdindeki algısı, bulunduğu şehir ve şehrin sosyal/kültürel olanakları gibi birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Adayların tercih etmek istedikleri üniversite ve bölümleri bizzat ziyaret etmeleri, tanıtım masalarından bilgi almaları ve mezunlarla görüşmeleri, karar verme sürecinde büyük fayda sağlayacak.

Ailelere Önemli Çağrı: “Baskı Yapmayın, Uzlaşın”

Prof. Dr. Gökçe, ailelere çocukları üzerinde baskı kurmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu: “Lütfen anne babalar, ebeveynler çocuklarını tercihler konusunda zorlamasınlar. Her birey kendi hayalini, kendi geleceğini yaşar. O yüzden gençler nerede okumak istiyorlarsa orada okusunlar.” Ailelerin ve adayların mezun oldukları okullardan veya kurslardan bilgi alarak karar vermesi gerektiğini belirten Gökçe, üniversite tercihinin bir gelecek ve yaşam tercihi olduğunu, hedef ve hayallerle gerçeklerin örtüşmesi gerektiğini ve ailelerle çocukların uzlaşarak son kararı birlikte vermesi gerektiğini ifade etti.

Kendini Tanıma ve Geleceğin Meslekleri

AÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Pişkin ise, öğrencilerin sağlıklı tercih yapabilmeleri için kendilerini iyi tanımaları ve yükseköğretim programları hakkında detaylı bilgi edinmeleri gerektiğini vurguladı. Pişkin, yetenekler, ilgiler, kişilik yapısı ve meslek değerleri hakkında bilgi sahibi olmanın önemine dikkat çekerek, adayların en başarılı olacakları, severek yapacakları ve kişilikleriyle uyuşan meslekleri öğrenmeleri halinde daha sağlıklı kararlar alabileceklerini belirtti.

Pişkin, adayların meslek rehberleri, internet kaynakları ve en önemlisi o meslekleri icra eden kişilerle yüz yüze görüşmeler yaparak veya iş yerlerini ziyaret ederek bilgi edinmelerini tavsiye etti. Ayrıca, tercih yaparken yapay zeka odaklı yükseköğretim programlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyleyen Pişkin, yapay zeka ve yazılım gibi alanların gelecekte “yıldızı parlayacak” meslekler arasında olduğunu ve her bireyin belli oranda yapay zeka programlarını bilmesinin gerekeceğini dile getirdi. Ailelere de bu süreçte bilgi eksiklerini tamamlamalarına yardımcı olmalarını ancak baskı kurmaktan kaçınmalarını önerdi.

Yorum yapın