Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 43 yıllık evliliğin sona erdiği davada dikkat çeken bir karara imza attı. Eve misafir kabul etmeyen, eşinin ailesiyle görüşmesini engelleyen, sürekli eşya değiştirerek masraf yaptığı ve eşine hakaret ettiği belirlenen kadın, boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu bulundu.
43 Yıllık Evlilik Mahkemede Sona Erdi
Uzun yıllardır evli olan çift, karşılıklı olarak Aile Mahkemesine başvurarak boşanma davası açtı.
Emekli öğretmen olan kadın, memur emeklisi eşinin kumar oynadığını, evin faturalarını ödemediğini ve kendisine hakaret ettiğini öne sürdü. Kadın, eşinin yargılamayı uzatmak amacıyla karşı dava açtığını da savundu.
Erkek ise evlilik birliğinin sarsılmasına eşinin davranışlarının neden olduğunu belirterek, kötü muameleye ve hakarete maruz kaldığını iddia etti.
Kadının Davranışları Ağır Kusur Sayıldı
Yargılama sırasında kadının;
- Eşinin ailesiyle görüşmesine izin vermediği,
- Eve misafir kabul etmediği,
- Sürekli eşya değiştirerek gereksiz masraf yaptığı,
- Eşine yönelik kırıcı ve hakaret içerikli davranışlarda bulunduğu
tespit edildi.
Mahkeme, her iki tarafın da kusurlu olduğunu ancak kadının erkeğe göre daha ağır kusurlu bulunduğunu belirterek tarafların boşanmasına karar verdi.
Nafaka ve Tazminat Talebi Reddedildi
Kadının 75 bin liralık maddi ve manevi tazminat talepleriyle yoksulluk nafakası talebi reddedildi.
Erkek lehine ise 5 bin lira maddi, 5 bin lira manevi tazminata hükmedildi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Onadı
Dosyanın taşındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanmaya neden olan olaylarda kadının ağır, erkeğin ise daha az kusurlu olduğunun sabit olduğunu belirtti.
Kararda, erkek eşin tazminat taleplerinin reddedilmesinin hukuka uygun olmayacağı vurgulanarak, erkek lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği ifade edildi.
Misafir Kabul Etmemek Tek Başına Yeterli mi?
Karar, kamuoyuna “misafir kabul etmemek boşanma sebebi” şeklinde yansısa da değerlendirme yalnızca bu davranışa dayanmadı.
Mahkeme; misafir kabul etmeme, eşin ailesiyle görüşmesini engelleme, sürekli masraf çıkarma ve hakaret gibi davranışları bir bütün halinde değerlendirerek ağır kusur sonucuna vardı.






