Yükseköğretim alanında akademik dürüstlüğü güçlendirmeyi amaçlayan kanun teklifi TBMM’ye sunuldu. Teklif yasalaşırsa başkasına tez, makale, kitap veya proje hazırlayanlar ile bu hizmetlere aracılık edenlere ağır idari para cezaları uygulanacak. Başkasına akademik çalışma hazırlatarak diploma veya unvan elde edenlerin kazanımları geri alınabilecek.
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Yükseköğretim Kanunu’na ilişkin düzenleme, ücret karşılığında tez ve akademik çalışma hazırlayan kişi ve işletmelere yönelik önemli yaptırımlar öngörüyor.
Teklife göre başkasına tez, makale, kitap veya proje yazdırarak diploma ya da akademik unvan elde ettiği belirlenen kişilerin kazandıkları unvanlar geri alınabilecek. Üniversitelerde görev yapan öğretim elemanları açısından ise meslekten çıkarılmaya kadar uzanan disiplin yaptırımları uygulanabilecek.
Düzenlemenin yasalaşması halinde, son yıllarda internet siteleri ve sosyal medya üzerinden yaygınlaşan ücret karşılığı tez ve akademik çalışma hazırlama faaliyetlerine karşı daha ağır yaptırımlar devreye girecek.
Başkasına tez veya makale hazırlayana milyonluk ceza
Kanun teklifinde yalnızca akademik çalışmayı başkasına yaptıranlara değil, başkaları adına çalışma hazırlayan ve bu hizmetlere aracılık edenlere yönelik de yaptırımlar yer alıyor.
Buna göre başka kişiler adına tez, makale, kitap veya proje hazırlayan ya da bu faaliyetlere aracılık edenlere 500 bin TL ile 5 milyon TL arasında idari para cezası uygulanabilecek.
Cezanın belirlenmesinde faaliyetin kapsamı, sürekliliği ve ticari niteliğinin dikkate alınması öngörülüyor.
Ticari faaliyet hâline getirenlere 10 milyon TL’ye kadar ceza
Ücret karşılığında tez ve akademik çalışma hazırlamayı sürekli ve ticari bir faaliyete dönüştürenler için daha ağır yaptırımlar gündemde.
Teklife göre bu işi meslek veya ticari faaliyet hâline getiren kişi ve kuruluşlara 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye kadar idari para cezası verilebilecek.
Düzenlemeyle özellikle internet üzerinden reklam vererek öğrencilere tez, makale, proje ve akademik yayın hazırlama hizmeti sunduğunu belirten kişi ve işletmelerin faaliyetlerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Haksız alınan diploma ve akademik unvanlar geri alınacak
Teklifin dikkat çeken düzenlemelerinden biri de başkasına akademik çalışma hazırlatarak diploma veya akademik unvan kazanan kişilere yönelik yaptırımlar oldu.
Başkasına tez, makale, kitap ya da proje hazırlattığı belirlenen kişilerin bu çalışmalar üzerinden elde ettikleri diploma ve akademik unvanlar geri alınabilecek.
Üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarının bu tür bir akademik usulsüzlüğe karıştığının belirlenmesi hâlinde ise meslekten çıkarılmaya kadar varan disiplin işlemleri uygulanabilecek.
Düzenlemenin akademik etik ilkelerinin korunması ve bilimsel çalışmaların güvenilirliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olması bekleniyor.
Mevzuata aykırı eğitim faaliyetine hapis cezası
Kanun teklifinde, yurt dışındaki eğitim kurumları adına Türkiye’de mevzuata aykırı şekilde eğitim faaliyeti yürütenlere yönelik cezalar da bulunuyor.
Buna göre yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına Türkiye’de gerekli izinleri almadan ön lisans, lisans veya lisansüstü program açan ya da yürüten kişilere 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.
Bu kişiler hakkında ayrıca 100 günden 1000 güne kadar adli para cezası uygulanması öngörülüyor.
Yasa dışı eğitim programlarının reklamına da ceza
Mevzuata aykırı faaliyet gösteren eğitim kurumları veya programlarının reklamını ve tanıtımını yapan kişiler de düzenleme kapsamına alınacak.
Teklife göre yasa dışı eğitim faaliyetlerinin reklamını yapan veya bu programların tanıtımına aracılık edenlere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanabilecek.
Ayrıca bu kişiler hakkında 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilebilecek.
Düzenleme henüz kanunlaşmadı
TBMM’ye sunulan düzenleme henüz teklif aşamasında bulunuyor. Teklifin ilgili komisyonlarda görüşülmesinin ardından TBMM Genel Kurulunun gündemine gelmesi bekleniyor.
Düzenlemenin yasalaşması ve yürürlüğe girmesi hâlinde uygulamanın kapsamı, denetim süreçleri ve yaptırımların nasıl uygulanacağı daha ayrıntılı biçimde netleşecek.
Bu nedenle teklif aşamasındaki hükümlerin yürürlükte olan kesin düzenlemeler olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.






