Ankara’nın Göbeğinde Mobbing İddiası: Şikâyet Edilen Kalıyor, Şikâyet Eden Gidiyor

Ankara Sarar İlkokulu'nda mobbing skandalı iddiası! Hürriyetçi Eğitim Sen'li Seyfi Karslı: "Üç kadın öğretmen ağır hakaretlere uğradı, şikayet eden sürüldü."

Ankara’nın Göbeğinde Mobbing İddiası: Şikâyet Edilen Kalıyor, Şikâyet Eden Gidiyor

Ağrı’da Irmak Ayşe öğretmenin trajik ölümünün ardından eğitim camiasındaki mobbing tartışmaları sıcaklığını korurken, bir şok iddia da Ankara’dan geldi. Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcısı Seyfi Karslı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Ankara’nın merkezinde, Millî Eğitim Bakanlığı’nın hemen yanı başındaki Sarar İlkokulu’nda görev yapan üç kadın öğretmenin aylarca ağır mobbinge maruz kaldığını ileri sürdü.

Karslı’nın paylaştığı iddialar, eğitim dünyasında “İsimler ve şehirler değişiyor ama öğretmenlerin makus talihi değişmiyor” tepkilerine yol açtı.

“Sizi Paramla Satın Alırım, Açlıktan Nefesiniz Kokuyor!”

Sendika yöneticisi Seyfi Karslı’nın açıklamalarına göre, Sarar İlkokulu’nda görev yapan üç kadın öğretmen, okul idaresi tarafından sistematik olarak aşağılandı, yalnızlaştırıldı ve mesleki itibarları zedelendi. Müfettiş dosyalarına ve sendika raporlarına giren iddialara göre, okul müdürünün öğretmenlere yönelik şu ifadeleri kullandığı öne sürüldü:

  • “Okulun sahibi benim.”
  • “Sizi paramla satın alırım.”
  • “Açlıktan nefesiniz kokuyor.”
  • “Ben istersem izin veririm, nereye şikâyet ederseniz edin!”

Öğretmenlerin sadece sözlü şiddete uğramadığı; aynı zamanda velilerin ve öğrencilerin gözü önünde azarlıklandıkları, hazırlamak istedikleri sene sonu gösterileri ile resmi törenlere keyfi olarak izin verilmediği de iddialar arasında yer aldı.

“Asıl Hikaye Şikayet Ettikten Sonra Başlıyor”

Aylarca süren bu baskıya dayanamayan üç kadın öğretmen; tutanaklar tuttu, dilekçeler yazdı, şahitler göstererek hem İlçe hem de İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün kapısını çaldı. Ancak sendikal araştırmalar, öğretmenlerin maruz kaldığı asıl yıkımın şikayet sürecinden sonra başladığını gösteriyor.

Süreci özetleyen Seyfi Karslı, eğitim bürokrasisinin ve okul ikliminin şikayetçi öğretmenleri nasıl yalnızlaştırdığını şu sözlerle aktardı:

“Öğretmenler çoğu zaman yaşadıkları baskıdan değil, o baskıyı şikâyet ettikten sonra yaşadıklarından yoruluyor. Yalnızlaştırılıyorlar, dışlanıyorlar ve okulda ‘sorun çıkaran kişi’ ilan ediliyorlar. Sonunda ne mi oluyor? Dosya alelacele kapatılıyor ve sonuç kısmına ‘İddialar sübuta ermemiştir’ (kanıtlanamamıştır) yazılıyor.”

Eğitim Camiasında Tehlikeli Algı: “Şikayet Eden Gidiyor”

Soruşturmanın tamamlanmasının ardından okul müdürünün hiçbir ceza almadan görevinin başında kaldığı, hakkını arayan üç kadın öğretmene ise görev yeri değişikliği (sürgün) çıktığı belirtildi.

Yaşanan bu durumun eğitim çalışanları arasında adalete olan güveni sarstığını ifade eden Karslı, Millî Eğitim Bakanlığı’na ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne çağrıda bulunarak şu soruları yöneltti:

  1. Ankara’nın göbeğindeki Sarar İlkokulu’nda aylardır neler oluyor?
  2. Üç kadın öğretmenin hukuk dairesinde aylarca verdiği hak mücadelesinin karşılığı sürgün edilmek miydi?
  3. Ağrı’da yaşanan acı tecrübe ortadayken, ‘şikâyet edilenin kalıp, şikâyet edenin gönderildiği’ bu çarpık hikâyeyi daha kaç öğretmen yaşamak zorunda kalacak?

Konuyla ilgili gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Yorum yapın